Endymion’un Uykusu

Ruken Aslan

4 Nisan- 30 Nisan 2015

Kokteyl: 4 Nisan Cumartesi, 18:00

Gallery FOYART

DEVİNEN ERİL’LER

Yüzyıllardır hiç bir tema insan bedeni kadar ilgi odağı olamamıştır. Sanatta ruh ve beden bütünlüğü “beden temsili” bağlamında ele alındığında, cisimleşmiş bedenin giderek özgürlüğe kavuşturulması sürecidir. Çünkü sanat, bedene yüklenmiş anlamları, kendine özgü, imge örüntüleriyle yapıt üzerinden anlamamızı sağlar. Burada bedenlerin imge örüntüsü, imgenin simgeye dönüşerek; sanatçı tarafından bulunmuş “nesne – beden” olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sanatın tarihsel sürecinde “erkek – beden” imgelerini, kendi “düşsel fantazi” lerini; bizi de bu serüvende sürükleyebilen ;ete kemiğe bürünmüş bu imgeleri sunan sanatçı Ruken Aslan’ ın son çalışmaları oldukça dikkat çekici.

Aslan, günümüz Türk resim sanatında ‘beden’ temalı bir sanatsal imge örüntüsüyle çalışmalarını sürdüren sanatçılarımızdan. Tamamen çıplak olmayan “çıplak erkek” leri, sanatçı tinsel bir sembolist anlayışla yeniden yeniden yapılandırmakta. Antik cinsellik kültüründen uzak; erkek bedenine duyulan arzunun hissedilmediği, eleştirel bir yaklaşımla nesneleştirilmiş beden yığınları söz konusu resimlerinde.Yüzeylerde belirsizlik bağlamında yaratılmış mekansız atmosferlerde, yersiz-yurtsuz, dayanıksız, uysal bedenlerin ” trajik” görünümleridir.

Resimlerde, bedenlerarası ilişkiye hakim olan güdü ‘etkileşim’ değil; birbirlerine yaslanan bedenler toplamı… İzleyene bir süreklilik duygusu vermekle birlikte tutarsız kimlikleriyle uyumluymuş gibi ancak tam tersine uyumsuz görünümler dizisi. Bunun nedeni ise belki de 20. 21. yüzyılın ürettiği kültürlerin, değerlerin tutarsız kimlikler yaratarak; toplumsal düzenlerde insan profillerinin bulanıklaşması ve önceleri açık olan rollerin hiyerarşilerinin de silinmesi durumu olabilir.Özellikle erkek bedenlerinin üzerine iktidarsız, kimliksiz, edilgen, bulanık imgeler yüklenmekte ve erkek bedenleri bir sosyo-araç konumunda gibiler. Bu bağlamda cinsel ve erotik bir araç olmakla birlikte psikolojik gerilimler de yaratan; çağın var olma sorununa gönderme yapan bir metafor olarak öne çıkmakta erkek bedeni. Doğadan yalıtılmış, belirsiz mekanlarda devinen bu bedenleri ” fantastik-gerçekçi” bir yaklaşımla bize sorgulatmakta sanatçı.

Yıldız DOYRAN